Akbank ve Sabancı Üniversitesi Karbon Saydamlık Projesi’ni Türkiye’de Hayata Geçiriyor

2000 yılında tüm dünya genelinde başlatılan ve geçtiğimiz yıl Brezilya, Çin Halk Cumhuriyeti, Kore ve Hindistan’da da hayata geçirilen “Karbon Saydamlık Projesi”nin Türkiye’deki ilk adımı Akbank desteğinde ve Sabancı Üniversitesi yönetiminde atıldı. Projenin açılış töreninde dünyanın önde gelen ekonomistleri arasında sayılan ve Akbank Uluslararası Danışma Kurulu üyesi olan Lord Stern projenin Türkiye ve dünya için önemine dikkat çeken bir konferans verdi.

Dünyanın en kapsamlı ve prestijli çevre projesi olarak kabul edilen “Karbon Saydamlık Projesi” Türkiye’de 11 Ocak 2010 Pazartesi günü Grantham İklim Değişikliği ve Çevre Enstitüsü Başkanı ve London School of Economics Profesörü Lord N. Stern’ün Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde verdiği konferans ile başladı. Toplantıya çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi, akademisyen ve iş dünyasının önde gelen ismi katıldı. Akbank desteğinde Sabancı Üniversitesi’nin yürüteceği proje gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle hisseleri İMKB’de işlem gören ve İMKB-50 endeksine dahil şirketlerin karbon künyelerini çıkartarak, kurumsal yatırımcıların bilgilerine sunuyor. Şirketlerin, karbon salımlarını ve iklim değişikliğiyle ilgili politikalarını açıklamaya davet edileceği projenin ilk yıl sonuçları, 2010 yılının son çeyreğinde açıklanacak.

Toplantıda Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker ve CDP Başkanı Paul Dickinson birer konuşma yaparken Akbank Danışma Kurulu üyesi Lord Stern “Kopenhag bizi nereye götürüyor?” başlıklı bir konferans verdi.

“Geleceğin sorumluluğu üzerimizde”

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer açılışta yaptığı konuşmasında Akbank’ın kurulduğu günden bu yana tüm faaliyetlerinde sosyal sorumluluk ve sürdürülebilir değer yaratma bilinci ile hareket ettiğine dikkat çekerek, “Faaliyetlerimizin ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerinin bu bilinçle yönetilmesi esas önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu çerçevede, bize göre “sürdürülebilir kalkınma”nın ana unsurları arasında yer alan kültür-sanat, girişimcilik, gençlik ve eğitim gibi alanlara ek olarak, çevre ile ilgili konuları da bankamızın öncelikli gelişme alanlarından biri olarak belirlediğimizi memnuniyetle belirtmek isterim” dedi. Türk ekonomisinin lider kuruluşlarından biri olarak geleceğin sorumluluğunu üzerlerinde hissettiklerini anlatan Sabancı Dinçer, günümüzde iklim değişikliğinin küresel ölçekteki etkilerinin giderek arttığının da altını çizdi. Sabancı Dinçer, konuya ilişkin olarak sözlerine şöyle devam etti:

“İklim değişikliği kapsamında kritik öneme sahip olan karbon salımı konusu uluslararası düzeyde müzakere edilen ve tartışılan büyük bir sorun. Ülkemizin tarihi olarak karbon gazları salımı konusundaki sorumluluğu gelişen ülkelere kıyasla daha az olsa da, bu konu artan büyüme hızımızla beraber giderek yakından kontrol etmemiz gereken bir alan haline gelmekte. Bu nedenle, bu alandaki farkındalığın artmasını destekleyerek iklim değişikliğinden kaynaklanan etkileri minimize etmek yönünde, gerek bankamız bünyesinde, gerek beraber çalıştığımız çözüm ortaklarımızla, gerekse de vereceğimiz hizmetlerle öncü bir rol üstlenmeye karar verdik. Bu çerçevede, hem ülkemizde bu konudaki duyarlılığı artırmak, hem de sonuç odaklı bir çalışma yürütebilmek adına, Sabancı Üniversitesi ile birlikte dünyanın en kapsamlı ve prestijli çevre projesi olan Karbon Saydamlık Projesi’ni (CDP) Türkiye’de hayata geçiriyoruz. Umuyoruz ki bu proje sayesinde artık ülkemizde de bu alanda gerekli değerlendirmeler sağlıklı bir şekilde yapılabilecek; alınacak sonuçlar daha süratli ilerlememize katkıda bulunabilecektir. Başta Sabancı Üniversitesi olmak üzere bu önemli projeye katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum.”

Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker açılışta yaptığı konuşmasında; “Sabancı Üniversitesinde yürütülen bilimsel çalışmaların toplumsal fayda yaratmasını; üniversitemizde üretilen teknolojinin hızla ürüne dönüşerek ekonomiye kazandırılmasını; öncü araştırmaların çevreye, insan sağlığına, yaşam kalitesinin yükseltilmesine, sürdürülebilirliğe dönük olumlu etkiler doğurmasını birer öncelik olarak görüyoruz. Karbon Saydamlık Projesine olan ilgimiz bu alanda veri toplama, doğrulama, değerlendirme ve analiz etme yetkinliğine dayanmakta. Türkiye’de Sabancı Üniversitesi tarafından yürütülecek olan Karbon Saydamlık Projesi, iklim değişikliğinin piyasa mekanizmaları kullanılarak yönetilmesini teşvik etmeyi amaçlayan küresel bir proje. Akbank’ın CDP Türkiye projesine sağladığı cömert destek ortak duyarlılığımızın bir sonucu” dedi

Carbon Disclosure Project (CDP) Başkanı Paul Dickinson, konuşmasında CDP’nin, iklim değişiklikleri risklerinin şirketler tarafından nasıl yönetildiğini küresel çapta raporlayan tek bağımsız uluslararası kuruluş olma özelliği taşıdığının altını çizerek, örgütün dünyada, 55 trilyon dolar değerindeki varlığı yöneten 475 kurumsal yatırımcı adına, 45 tedarikçi şirket ve 19 kamu kuruluşu ile işbirliği içinde hareket ettiğini söyledi. CDP’nin yatırımcılar, şirketler ve hükümetler arasında dünyadaki en kapsamlı işbirliği projesi olduğunu belirten Dickinson “CDP’nin yayınladığı raporlar, şirketleri sera etkisine yol açan gaz salımlarını ölçmeye, yönetmeye, bu salımların miktarını açıklamaya ve salımlarını düşürmeye yönelik çalışmalar yapmaya yönlendirmektedir. CDP’nin iklim değişikliği ile ilgili anketine katılan şirket sayısı 2009 yılında 2.500’e yükselmiştir.“ dedi

Akbank Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi, Grantham İklim Değişikliği ve Çevre Enstitüsü Başkanı, ve London School of Economics Profesörü Lord N. Stern “Kopenhag bizi nereye götürüyor?” başlıklı konuşmasında, mevcut iş modelleri ve süreçlerinin devam etmesi halinde dünyamızın bu yüzyılın sonunda 30 milyon yıldır gözlenmeyen sıcaklıklar yaşayacağını ve yüz milyonlarca insanın göç ettiği, dünyanın kaosa sürüklendiği bir felaket senaryosuna yol açacağını belirtti. Bu senaryonun önüne geçmenin mümkün olduğunu kaydeden Stern “Düşük karbon ekonomisine geçiş ekonomi tarihinin en dinamik dönemlerinden birinin gerçekleşmesi için fırsatlar sunmaktadır. Şu anda öncelikli olarak yapılması gereken siyasi irade ve uluslararası işbirliğinin sağlanmasıdır.” dedi. Bu süreçte Türkiye’ye de önemli görev ve sorumluluklar düştüğünü kaydeden Stern, “Türkiye de iklim değişikliğinden kaynaklanan risklerin tehdidindedir. Türkiye güneş enerjisi zengini bir ülke olarak bu kaynaktan daha etkin şekilde yararlanacaktır. Küresel karar süreçlerinde etkili, bazen farklı görüşlere sahip ekonomik blokların arasındaki kilit jeostratejik konumu Türkiye’yi bu blokları uzlaştırıcı, farklılıkları ortak paydada buluşturan bir ülke olarak konumlandırmaktadır.” dedi.

Tam kaynak: AKBANK RSS – Bizden Haberler

Bu yazı Genel Bilgiler kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.