Akbank’ın 2008 yılı ilk yarıyıl karı 1.487 milyon YTL oldu

Akbank, 2008 yılı ilk yarısında 1.487 milyon YTL brüt kâr elde etti. Brüt kârı üzerinden 272 milyon YTL vergi karşılığı ayıran Akbank’ın net kârı 1.215 milyon YTL oldu.

Konuyla ilgili olarak düzenlenen basın toplantısında konuşan Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul şunları söyledi: “Bankamız 2008 yılının ilk yarısında 1.487 milyon YTL brüt kâr elde etmiştir. Brüt kârımız üzerinden 272 milyon YTL vergi karşılığı ayrılmış ve net kârımız 1.215 milyon YTL olarak gerçekleşmiştir. Son 1 yıllık dönemde net kârımız olağan dışı kalemler hariç yüzde 8 artış göstermiştir.”

Akbank’ın 2008 yılının ilk yarısında elde ettiği karın önemli ölçüde kredilere bağlı olarak gerçekleştiğine dikkati çeken Kurtul, banka olarak yılın ilk yarısında reel sektörü desteklemeyi sürdürdüklerini ifade etti. Kurtul, buna bağlı olarak Akbank’ın yılın ilk 6 ayında kullandırdığı kredilerin geçen yıl sonuna göre yüzde 23 oranında artış göstererek, 49.2 milyar YTL’ye ulaştığını belirtti. Kurtul, sektörde kredilerin yüzde 20 arttığına dikkat çekerek, Akbank’ın son 3 aylık kredi artışlarının sektörün üzerinde gerçekleştiğini ifade etti.

Krediler kaleminin içinde yer alan tüketici kredilerinin kırılımına bakıldığında özellikle konut kredilerinde bu dönem önemli bir artış sağladıklarını vurgulayan Kurtul, “Akbank’ın yılın ilk 6 ayında kullandırdığı konut kredisi yüzde 18.6 oranında artışla 4.8 milyar YTL’ye ve %13.1 pazar payına ulaşmıştır.

Kurumsal krediler yüzde 54 arttıAkbank’ın yılın ilk yarısında kurumsal kredilerde de önemli bir büyüme gösterdiğine işaret eden Kurtul, “Kurumsal kredilerimiz yılın ilk yarısında yüzde 54 oranındaki bir artışla, 18.3 milyar YTL’ye ulaştı. Kurumsal bankacılıkta bu yüksek büyümeyi yatırım ve satın alma finansmanı yaparak sağladık. Kurumsal kredilerdeki bu yüksek artışa rağmen takipteki kredi rasyosu yüzde 0’dır” dedi.

Akbank’ın KOBİ kredilerindeki gelişimi hakkında da bilgiler veren Kurtul, sektöre özel hizmet paketleri ile bu kredi kaleminde yılın ilk yarısında yüzde 21 oranında artış kaydedildiğini belirterek, kullandırılan kredi tutarının 16.8 milyar YTL’ye ulaştığını söyledi.

Toplam kredilerin genel dağılımının son derece dengeli olduğunu vurgulayan Kurtul, tüketici kredilerinin toplam krediler içindeki payının yüzde 29, ticari kredilerin yüzde 18, küçük işletme kredilerinin yüzde 16, kurumsal kredilerin ise yüzde 37 olduğunu belirtti.

Yılın ilk yarısında bankanın aktiflerinin yüzde 18 oranında artarak 85.2 milyar YTL’ye ulaştığına dikkat çeken Kurtul, “Aktiflerimizdeki büyümeyle birlikte, aktif kârlılığımız da çarpıcı bir seviyededir. Akbank’ın aktif karlılığı yüzde 3,1 gibi üstün bir performans sergilerken, takipteki krediler oranımız düşmektedir. Akbank’ın takipteki krediler oranı yüzde 1.9 gibi düşük bir seviyededir” diye konuştu.

2008 yılının ilk yarısında Akbank’ın mevduatında da önemli bir artış görüldüğünü belirten Kurtul, bankanın mevduatının yüzde 16.3 oranında bir artışla, 50.8 milyar YTL’ye ulaştığını ifade etti.

Kurtul, Akbank’ın Türkiye’nin en hızlı büyüyen şehirlerinde lider banka olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Akbank, Mart 2008 itibariyle, özel bankalar arasında kredi pazar payında 81 ilin 64’ünde 1’inci veya 2’inci sıradadır. 2006-2007 döneminde, Türkiye’de toplam kredi hacmi büyüme oranı yüzde 26 iken, aynı dönemde söz konusu 64 ilin kredi hacmi büyüme oranı yüzde 28 olarak gerçekleşmiştir. Akbank’ın özel bankalar arasında kredi pazarında 1’inci sırada olduğu illerin 2006-2007 döneminde kredi hacmi büyüme oranı ise yüzde 32 olarak gerçekleşmiştir. “

Çalışan başına yılda 80 saat eğitimAkbank’ın en önemli değeri olan insan gücüne sürekli yatırım yaptığını vurgulayan Kurtul, 2008 yıl sonu itibariyle bankanın halen 14 bin 467 olan çalışan sayısının yıl sonunda 15 bin 891’e ulaşmasının planlandığını söyledi. Kurtul, çalışanların gelişimine de büyük önem verdiklerine dikkat çekerek, her bir Akbank çalışanının yılda ortalama 80 saat eğitim aldığını, bunun da sektör ortalamalarının üzerinde olduğunu ifade etti.

“Bankacılık sektörünün 2008’de yüzde 30 büyümesini bekliyoruz”Toplantıda ayrıca Akbank Başekonomisti Dr. Fatma Melek de dünyadaki global görünüm, Türkiye, riskler ve fırsatlara ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Fatma Melek, global ekonominin son bir yılda iki şok yaşadığını bunlardan ilkinin kredi sıkışıklığı diğerinin ise yükselen emtia ve gıda fiyatları olduğunu irdeleyerek, her iki şokun da ekonomik görünümü ve merkez bankalarının uyguladıkları para politikalarını belirsiz kıldığının altını çizdi.

Türkiye’nin ise dünyadaki olumsuz konjonktüre rağmen ilk çeyrekte güçlü bir büyüme yakaladığını söyleyen Melek, özellikle son dönemde petrol fiyatlarındaki gerileme ve siyasi belirsizliğin azalmasının Türkiye ekonomisine olumlu yansıdığını kaydetti.

Türkiye’de son yıllarda yaşanan güçlü büyümeye paralel olarak bankacılık sektörünün hızla büyüdüğünü ve toplam kredilerde 2002-2007 döneminde yıllık ortalama büyümenin %42 oranında gerçekleştiğini, 2008 yılının ilk yarısında %20 büyüyen kredilerde 2008 yılının tamamında %30 büyüme beklediklerini belirtti.

Son 5.5 yılda en yüksek getiriyi TL sağladıTürkiye’nin son 5.5 yıl itibariyle ekonomik temellerini güçlendirdiğini bu süreçte TL yatırım araçlarının yatırımcısına en yüksek getiriyi sağladığını belirten Melek, söz konusu dönemde IMKB-100’ün enflasyondan arındırılmış %108 reel getiri ile en yüksek kazancı sağladığını, IMKB’yi takiben 3 aylık mevduat ve hazine bonosunun en yüksek getirileri sağlayan yatırım araçları olarak öne çıktığını belirtmekte. 2003 yılından bu yana Türkiye ile gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin mukayeseli borsa performanslarına bakıldığında, borsalarda son bir yıldaki konjonktürel düşmeye rağmen mukayeseli olarak en yüksek getirileri büyüme potansiyeline sahip Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin sağladığını belirterek, bu ülkelerin dünyadaki ağırlığının artacağını kaydetti.

Türkiye’nin sermaye girişleri açısından son 7 yılda etkileyici bir performans gösterdiğini, gelişmekte olan ülkelere giden doğrudan yabancı yatırımlar içinde Türkiye’nin payının 2000 yılındaki ihmal edilebilir düzeyden 2007’de %8’e yükseldiğini kaydeden Fatma Melek, Türkiye’nin genç, dinamik ve yüksek nüfusu ile önümüzdeki yıllarda BRIC ülkelerinden sonra en fazla büyüme potansiyeli gösterebilecek ülkeler arasında gösterildiğini belirterek önümüzdeki dönemde önemli büyüme fırsatı gördükleri sektörleri bankacılık, sigorta, bireysel emeklilik,enerji, lojistik, turizm ve gayrimenkul olarak belirtti. Özellikle bankacılık sektöründe Türkiye’nin çok yüksek bir potansiyeli olduğunu ifade eden Fatma Melek, “Türkiye’de kredilerin milli gelire oranı yüzde 32 ile yüzde 100’lerin üzerinde seyreden Avrupa Birliği ortalamasının çok gerisinde bulunuyor. Dolayısıyla bu alanda Türkiye çok büyük bir büyüme potansiyeli göstermektedir” dedi.

Tam kaynak: AKBANK RSS – Bizden Haberler

Bu yazı Genel Bilgiler kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.